<aLpereN>



BeNiM iÇiN BiR RüYaYDıN uYaNDıM Ve BiTTiN

Scroll images by aLpereNce

Aşka RağmeN Aşk İçiN

aLpereNce Şiir Grubuna Üye olun Şiirlerimizi Paylaşalım...
Google Groups aLpereNce Şiir grubuna kayıt ol
E-posta:
Arşivlere Göz At groups.google.com.tr

Ayrılığın İlanı

Gidiyor musun diye sorma bana.
Gönderen sensin.
Ne terk etmeyi istedim seni,
Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
Senin kadar öfkeliyim ben de.
Senin kadar endişeli...

 

Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana
Ama inandıramadım seni.
Sen, sorgularken beni kafanda
Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.
Bir tek sözün bağlardı beni sana,
Oysa sen hep susmanın koynunda.

 

Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,
Teslim alır bedenleri de.
Sütten çıkmış ak kaşık değildim
Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.
O dünya ki bazen minicik bir odada
Bazen kentin ortasında şekillendi.
Nasıl da güzeldi...
Zaten varsın diye her şey güzeldi ama
Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...

Yaşamak varken sevdayı delice,
Niye boğarız sorularla?
Nasıl ikna edebilirdim seni?
Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.
Ben, seninleyim dedikçe
Sen, hayır dedin.
Zaten az konuşan sen
Olumsuz ne kadar sözcük varsa
Bulup çıkardın ortaya.
Bense hiç bir şey diyemedim.

 

Ne kadar zarar vermişim sana meğer.
Nasıl değiştirmişim seni.
Oysa hiç böyle düşünmemiştim.
Kimseye zarar vermek istemem ben.
Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.
Ama öyle oldu işte.
Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.

Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.
Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.
Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.
Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.
Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.

 

Biliyor musun bir tanem!
Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri
yalancı yüzlerde ararım.
Seni de götürürüm yüreğimde.
Her zaman yokluğunu taşırım.

Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.
Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.
Ne yazık ki, kalamadın bana.
Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.
Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.

 

12:47 - 29/4/2006 - yorum {6} - yorum yaz

BİR ADIN KALMALI

Bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
birde o kahreden gurbet

sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçları söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirlisi buğusu
evet isyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
birazda hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam

dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yinede bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
birde o kahreden gurbet
beni affet
KAYBETMEK İÇİN ERKEN
SEVMEK İÇİN ÇOK GEÇ

İ.Sadri

 

18:31 - 28/4/2006 - yorum {3} - yorum yaz

GİTTİN...


Gittin...
Ben, arkandan sadece baktım.
Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
"Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş
ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
Konuşamadım...


Gittin...
Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
Ağlayamadım...


Gittin...
Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
Anlatamadım...


Gittin...
Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
Ürperdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım.


Gittin...
Bir yıkım gibiydi gidişin
Sen adım adım uzaklaşırken benden
Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
Kalkamadım...


Gittin...
Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
Hazırdım gidişine,
Kaçak zamanları yaşıyorduk
Zaman bitecek ve sen gidecektin
Bense, gidişinin ertesi günü
Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
Başlayamadım...


Gittin...
Bir şey söyledin mi giderken?
"Kal" dememi istedin mi?
Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
"Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
Beynim öylesine uğulduyorduki.
Duyamadım...


Gittin...
Nereye gittiğin önemli değildi
Binlerce kilometre uzakta da olsan,
iki metre ötemde de farketmiyordu.
Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
Kurtulmalıydım senden,
bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
Kurtulamadım...


Gittin...
Unutulanların arasına katılmalıydım
Anıları bir sandığa koyup
hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
Yapamadım...


Gittin...
Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
Bil ki; seni Unutamadım...

00:03 - 16/4/2006 - yorum {6} - yorum yaz

BUGÜN YAZI YAZMASAM OLMAZ MI?

Sana bugün bir yazı değilde bir mektup yazsam.Ucunuda yaksam.Çalan kapı sesinden
sonra "ııı"sını uzatan bir postacı sedasıyla alsan.Kenarını heyecanla
yırtsan,heyecanla açsan,heyecanla okusan.Hatırını sorsam."Beni soracak
olursan,"diye kendimden bahsetsem.Bir sürü lüzumsuz ayrıntı arasına kalbimi de
koysam."Mektubuma son verirken"selam etsem. 
 
Sana bugün bir yazı değil de,bir dilekçe yazsam."Saygıyla arz"etsem.Boyumun
kıldan ince olduğu bir edayla,ama isteme hakkım olduğu bilinciyle başım dik
yazsam.sen ne kadar mağrur olsanda,umursamak zorunda bir eda ile okusan.Vazife
icabıda olsa bir cevap yazsan.
 
Sana bugün yazı yazmasamda,bir bardak soğuk su ikram etsem ."Su gibi aziz olmam"
temennisinde bulunsan.Önce bir ferahlık sonra bir hararet duysan.O renksiz
sıvıda nice renkler,okokusuz mucizede nice kokular olduğunu okutsam sana.Kana
kana içirdiğim gibi,kana kana okutsamda...
 
sana bugün yazı yazmasamda masal anlatsam.Gözümüzün önünde olduğu halde,bir
türlü inanamadığımız olayları anlatmaktansa,hiç görmediğimiz ama nedense inanmak
istediğimiz bir şeyler anlatmayı tercih etsem.Gökten üç elma düşürsem...Onlar
erse muradına...Biz çıksak kerevetine...
 
Sana bugün yazı yazmasam.Yormasam gözlerini.Ninni söylesem...uyutsam...Vücudun
kadar ruhunu da dinlendirebilsem.Nefesin kadar yüreğini de ferah tutabilsem.
 
Bu gün yazı yazmasam olmaz mı?Harfleri rahat bıraksam,cümleleri
noktasız...soruları işaretsiz bıraksam,bilmeseler soru olduklarını.Ünlemler
hayret etmese.Virgüller duraklatmasa,paragraflar ayırmasa sözleri.Başlıklar
kestirilip atmasa.Bugün yazmasamda sevgi,hüzün neşe mutluluk,nefret benim
tanımlarımla sınırlanmasa.Zincirlerini kırsam,kelepçelerini parçalasam.Ne anlama
geldiklerine dair sözlerim etkisiz kalsa.
 
Bu gün sana dair bir yazı yazmasam,resim yapsam.Bir evi olsa bacası
tüten.Önünden ırmak aksa.Dağları olsa güneşi de...Her yer yeşil,bir o kadar da
mavi  olsa.Bir adam,bir kadın ve bir de çocuktan oluşan mutlu bir aile olsa o da.
 
BUGÜN YAZI YAZMASAM OLMAZ MI?

00:16 - 9/4/2006 - yorum {4} - yorum yaz

Seni Seviyordum

Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde

seni ve senli günleri anımsattı aksam güneşi...

Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi

İnsan hergün anımsarmı aynı gözleri

 

SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu

Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun,

herkesden başkaydı işte...

Güldüğü zaman yukarıya bakardı;

Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...

Ne güzeldiler sen bilmiyordun...

BEN SENİ SEVİYORDUM...

 

Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler

Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu

Geri dönüyordu, çoğalıyordu

Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteliyişim oluyordun

Kalp ağrısı oluyordun,

Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,

Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,

Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk

Cesurduk...

Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kızmızıydı bütün karanfiller...



Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...

Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun

Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra

Yagmurlar yağdı serin haziran aksamlarına

Derken bir gün uzaktan gördüm seni...

Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı

Kalbimi acıttı her zaman ki gibi...

Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun

Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi...

 

                                                                                                İclal Aydın

18:25 - 8/4/2006 - yorum {3} - yorum yaz

Son Sayfa Sonraki Sayfa


Tanım
aLpereN

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

Son yazılar
- Sevgiliye Gönderilmeyen Mektup
- SONUNDA DEMEK GİDİYORSUN
- SevgiLiye açıLmamış Mektup
- Güle Güle
- Ben Seni Sevdikce Varım
- Sana Seni Yazıyorum
- Başlıksız
- Aşk, Uydurduğumuz En Güzel Yalan!
- "Geleceksin Biliyorum...
- Sen Geldin